Başkasına sorma, bilen yok senden başka!

Self-Confidence1

Hayallerini zaten ona inanmayacağını çok iyi bildiğin birine anlatmak, kendini sabote etmenin en iyi yollarından biri.

Dışarıdan destek almayı en doğal ihtiyacın gibi görüyorsun ama aslında bu da doğru değil, çünkü kimsenin sana verebileceği bir doğrusu yok.

Cömert olmadıklarından değil, sadece başkasının doğrusu gelip senin yapbozunu tamamlamayacağı için. Hayatınla ilgili bir kararda başkasından tavsiye isteyip ondan medet umarken, aslında karşısından sahip olmadığı kadar büyük miktarda bir para istiyorsun. Karşındaki sana sadece kendi sahip olduğu kadarını verebilecek, yetersiz olduğundan değil ama senin formülün sadece senin içinde olduğundan. Onu sadece sen okuyabildiğinden.

Filmlerde çocukların sadece kendilerinin görebildikleri hayali arkadaşlarının, aslında kendi içimizdeki rehber olduğunu düşünüyorum. Çocukluk, özümüze en yakın olduğumuz zaman. Hatta onla biriz. Neysek oyuz. Üstümüzde fazlası yok, ya da sahip olduklarımızdan daha azı olduğumuzu düşünmüyoruz. Neysek oyuz işte. O zamanlar en güçlü yanımız, yapmak istediğimiz şeyi gidip yapmak. 

Çikolata yemek istiyorsun, ve giidp yiyiorsun. Kimseye fikrini danışmadan ,sence bu sğalıklı mıdır, sence şimdi yemeli miyim yoksa yemekten sonra mı demeden. Sonra büyürken, aslında bu kadar içgüdüsel yaşamamak gerektiğini, daha düşünceli yaşamanın ne kadar faydalı olabileceğini öğreniyorsun. Fakat sonra dengeyi kaçırıyorsun. Bu içgüdüsel kararların hepsi bir bir yok oluveriyor. Artık başkasının onayını almadan adım bile atamaz hale geliyorsun.

Sence işi bırakayım mı, bırakmayayım mı? – Ne bileyim yahu, kalbin sana ne diyorsa onu yap, çünkü sonrasında o kararın arkasında durmak gerektiğinde nöbette beklemesi gereken sen olacaksın, ben değil.

İlle de dışarıdan bir destek istiyoruz.

Hiçbir şeyin sorumluluğunu kendimiz almamak için yapmayacağımız cambazlık yok. Besinimizi bile kendimiz seçmek yerine başkası seçsin, işimizi bile, sevgilimizi bile, kıyafetimizi bile, gülüşümüzü bile. başkası bildirsin istiyoruz.

Biri elinde borazanla sokağa dökülüp adımızı soyadımızı okuyup neleri seçmemizi gerektiğmizi söylese neredeyse rahat edeceğiz. 

Başkası ne derse desin, cevabın hep sende olacak.

Bu yüzden kendini kandırıp kapı kapı dolaşmayı bırak. Ayrıca, senden bambaşka bir gezegende yaşayan, hayallere zaten inanmadığını bildiğin kimseye hayallerini anlatma. Kendi korkaklığını başkalarını dinlemek kılığına sokup kaçmaya çalışma. Evet paylaşmak çok güzel ama yanlış insanlarla, yanlış yerlerde, yanlış zamanlarda paylaşmak yerine bırak içinde kalsın. Sessizce gerçek haline getir. Bırak onlar dinlemesin, bırak onlar yorum yapmasın. Çünkü en tehlikelisi, vizyonu ve hayalleri seninkinden geride olan birinin doğrusuna inanmak. Kendini bile bile yarı yolda bırakma.

Kalbinin sesini aç, diğerleri’nin sesini kıs, devam et. 

Herkesin kalbindeki şarkısı, yalnızca kendisi duyacağı bir frekansta çalıyor.

Görsel: http://www.transformleaders.tv/wp-content/uploads/2013/05/Self-Confidence1.jpg

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s